26 Temmuz 2016 Salı

ÇOCUKLARDA ÖFKE

ÇOCUKLARDA ÖFKE


Ebeveynlerin en çaresiz kaldıkları zamanlardan biri de çocuklarının öfkeleri ile başa çıkamadıkları zamandır. İstediği yapılmayan her çocuk, ısırma,bağırma,vurma,saç çekme gibi farklı yollara başvurabilir. Yaş ilerledikçe öfkeyi yansıtma şekilleri de değişir. Burada dikkat edilmesi gereken konu ise öfkeyi yansıtma biçimi ile çocuğun zihinsel gelişimi arasındaki ilişkidir. 2 yaşındaki bir çocuğun öfkelendiğinde annesine/babasına vurması ile 10 yaşındaki çocuğun annesine/babasına vurması arasında farklar vardır.Çocuk büyüdükçe öfke kontrolü öğrenilmesi gereken bir özelliktir.


Peki çocukları ne öfkelendirir?


*Haksızlığa uğramak ve fiziksel ceza ile karşılaşmak


*Çocuğun sınırlarına müdahale etmek


*İsteklerin ve fiziksel ihtiyaçların karşılanmaması, verilen sözlerin tutulmaması


*Anne baba ve öğretmenlerin aynı durum ve davranışlar için farklı tutum sergilemeleri,


*Kardeşi ya da diğer çocuklarla karşılaştırılması, çok sık eleştirilmesi ve çocuktan yapamayacağı şeylerin beklenmesi


*Okul başarısızlığının yarattığı yetersizlik duygusu


*Çocukların, yakın çevresindeki büyüklerin sık sık öfkelendiklerini ve isteklerini bu yolla gerçekleştirdiklerini görerek öfke davranışını öğrenmesi.


 *Aşırı öfkenin normal sayıldığı öfkeli ailelerden gelen çocuklar, öfkelenmeyince kendilerinin dinlenmeyeceğini,beklentilerine cevap alamayacaklarını öğrenirler.


 *Evde ya da çevrede fiziksel ve cinsel açıdan istismar edilerek benliğin zedelenmesi


 *Günümüzde ise, okul, iş, aile, arkadaş ortamlarında yaşanan sosyal iletişim eksikliklerinin yol açtığı güçlükler olabilir. Bu güçlüklerin sonunda öfke ve saldırganlık yaşanabilir.


Eğer çocuğunuzun öfkesi, başkalarına veya kendisine yönelik fiziksel saldırılara dönüşüyorsa, öfke sizin için ciddiye alınması gereken bir konu olmuştur. Bu durum, çocuğunuzun duygusal alanı ile ilgili destek çalışmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.


Çocuğunuza öfkesini ifade etmesi için nasıl  yardımcı olabilirsiniz?


  *Öfke nöbeti yaşayan bir çocuğun istediğini elde etmesini sağlamaktan kaçınılmalı, öfkeli olduğu zamanlarda çok kısa bir süre bile sakin kalarak durumla başa çıktığında onu takdir edin


 *Duygularını fark etmek ve bunu paylaşmak, duygularının kaynağını ve sonucunu gözlemleyebilmek, duyguların yönetilmesinde yardımcı olur. Örneğin günlük tutmak, ya da resimlerle duygularını anlatmak


 *Çocuğa karşı anlayışlı olup gerçekleşmesi mümkün olabilecek ya da olmayacak davranışlar değerlendirilmeli, mantık dışı olabilecek isteklerin gerçekleşmesinin neden mümkün olmadığı uygun bir dille anlatılmalıdır.  


 *Öfke model alındığı için de öğrenilmiş olabilir. Bu yüzden anne babaların çocuğu için uygun model olması gerekir.  Ev ortamında; sorun çözme ve etkili iletişim becerilerinin kullanılıyor olması öfke kontrolünü olumlu yönde etkileyebilir.


  *Öfke krizlerinde mola almak, ortam değiştirmek veya nefes egzersizleri yapmak, sakinleştirici durum ve manzaraları zihnimizde hayal ederek canlandırmak gibi teknikler sakinleşmede yardımcı olabilir.  


Çocuğunuzun kızgınlığını anlamaya ve bununla baş etmeye yönelik tüm çabanıza rağmen öfkesi aşırı ve devamlı ise bizimle iletişime geçin!


Aksaray Dinamik Psikoloji   


İletişim; 0382 201 00 22


Kaynakça,Prof.Dr. Atalay Yörükoğlu (Çocuk ve Ruh Sağlığı)  


Yard.Doç. Adalet Kandır (Gelişimde 3-6 yaş Çocuğum Büyüyor)


 



ÇOCUKLARDA ÖFKE

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Aile danışmanlığı Hizmetleri - Aile danışmanlığı Nedir?


Evli insanlar arasındaki problemleri sıralayacak olursak şayet başlıcalar şunlardır ; 
Kültürel ahenk, ekonomik sorunlar, fikir ayrılıkları,mezhep ve din farklılıkları, psikolojik travmalar, evlilik sonrası bağımsızlığının kısıtlanması,kıskançlık,hayata bakış açısı ve beklentilerin farklı olması,eşlerin birbirini küçümsemesi,bencillik, fizyolojik ve sözel şiddet, yazışma problemleri şeklinde problemler evli kişilerin arasındaki sorunları daha da efsuntür ve boşanmalara kadar giden bir müddet adım atar genelde şiddetli geçimsizlik olarak adlandırılmada bu sorunların altında pek çok farklı sebep yatabilir bu problemlerin aşılmasını isteyen eşlerin yapması gereken tek şey bir aile danışmanına başvurmak olacaktır. Aile danışmanı kişiler arasındaki sorunların daha çabuk çözüme ulaşmasına, eşlerin birbirlerini daha iyi anlayabilmesine destek verir ayrıca aile danışmanlığı, incinmiş duygular, siz ve eşiniz arasındaki yada ailedeki öteki bir kişi ile ilgili olan sorunlar, yeni ömür düzenlemeleri ve çocukların bakımı ve mali düzenlemeler konusundaki sorunlarla alakalı daha bir çok konuda size yardımcı olacaktır. Aksaray'da hizmet veren, dinamik psikoloji danışmanlığı alanında çok gözde ve Aksaray psikologları içinde iyi psikologlara sahipler. 
Aile danışmanlığında kişiler ailede yaşanmış olan bir sorunu, kendi bakış açılarından ortaya koyarlarken danışman, kişilerden her birinin; 
Diğerlerini saygı çerçevesi içerinde dinlemesine, kendinizi onun yerine koyarak karşısındakinin de düşüncelerini anlamasına, 
Soruna yönelik ve çözüm odaklı konuşmasına, 
Diğerlerine karşı duygu ve düşüncelerini daha açık bir dille ifade etmelerine, 
Diğerlerine karşı incitici ve kırıcı davranışlarda bulunmamasına, 
Diğerlerini oldukları gibi kabul etmesine, 
Diğerlerinden istediklerini aleniça anlatım etmesine de destek sunar. 
Aile Danışmanlığı'nın hizmet alanları ebeveyn ile çocuk ilişkileri, boşanma zamaneleri, ebeveyn ilişki ve iletişim problemleri, çatışmalar, flört ve aldatma problemleri diye sıralanabilir aile danışmanlığının bireysel terapilerden en önemli farkı kişiyi tek ele almak yerine bütün bir aileyi bir bütün olarak ele almaktır, aile danışmanının yaptığı bu metot sorunları daha çabuk çözüme ulaştırmaktadır.Aile danışmanlığında seanslar tek bir bireyle değil, bireyin tüm aile üyeleri ile birlikte yürütülür. Bazı durumlarda çekirdek aile üyeleri ile birlikte aileye etki eden geniş aile üyeleri de (örnek: anneanne, babaanne, dede, teyze, amca vs.) seanslara çayır edilir. Bazı durumlarda ise “sorunlu” fert yerine seanslarda ailedeki başka üyeler, çoğunlukla da anne-baba / karı-koca yer alır.özetle aile danışmanlığı, rahat ve güven verici bir ortam sağlayarak üyelerin hem kendilerini bununla beraber birbirlerini tanımalarına, birbirleriyle açık ve içten bir kontak kurarak problemlerine çözüm bulmalarına yardımcı olmaya çalışır.

Sağlıklı beslenme takıntısı “Ortoreksiya”

Yemek yeme canlıların doğasında olan en temel biyolojik ihtiyaçlardan biridir. Onsuz bir yaşam düşünülemeyeceği gibi bazı durumlarda bu vazgeçilemez ihtiyaç karşımıza sorun olarak da çıkabilmektedir. Teknolojik ve bilimsel gelişmelere bağlı olarak modern dünyada yaşanan hızlı değişimler insan hayatının her dönemini etkilemiş, kültürler, alışkanlıklar, yaşam biçimleri gibi yeme alışkanlıkları da bu değişimlerden nasibini almıştır


21. yüzyılda, sağlıklı besin, sağlığın geliştirmesiyle bağlantılı konular arasında düşünülen ve önemi vurgulanan kavramlardan birine dönüşmüş, besinler, doğal ya da doğal olmayan şekilde sınıflandırılarak her yerde bulabileceğiniz doğal besin satan mağazalarda satılmaya başlanmıştır.


Sağlıklı beslenme davranışı patolojik bir durum olmamakla birlikte, uzun süreli ve aşırı uğraşı haline dönüştüğünde, günlük yaşamı, kişilik ve davranışı olumsuz şekilde etkilemeye başladığında sorun haline gelmekte ve karşımıza yeme bozukluğu olarak çıkmaktadır


Cartwright (2004), Ortoreksiya Nervozayı sağlıklı beslenme ve doğal diyet tüketme eğiliminin aşırı olması ve bu aşırılığın kişinin günlük yaşantısına müdahale edecek boyutta takıntı haline gelen yeme bozukluğu olarak tanımlamıştır.


Ortorektik kişilerin yedikleri yiyeceklerin miktarından çok besinlerin kalitesi ile ilgilendikleri belirtilmiştir, Ortrorektik bir kişi, besin seçiminde besinlerin saflığı,yapay veya katkı maddelerini veya koruyucu içerip içermedikleri gibi konularda oldukça titizdir. Ortorektikler yapay renklendirici, tatlandırıcı, koruyucu, pestisit kalıntıları veya genetiği değiştirilmiş içerik, sağlıksız yağlar, tuz, şeker veya diğer içerikleri fazla olduğunu düşündükleri besinlerden takıntılı bir şekilde kaçınırlar. Hazırlama biçimi, mutfak gereçleri veya kullanılan diğer aletler konusunda da takıntılıdırlar.


Ortorektik bireylerin geçmişlerinde anoreksiya nevroza öyküleri vardır. Ortorektikler, abartılmış bir kişisel bakım ve koruma gereksinimi olan, dikkatli, detaycı ve temizliğe düşkün kişilerdir. Bu takıntı, sosyal ilişkilerde kayıplara, besinler hakkında takıntılı kaygılar anlamında duygusal memnuniyetsizliklere yol açar. Ortoreksiyada, hastalar başlangıçta, sağlığı geliştirme, bir hastalığı tedavi etmek veya kilo vermeyi amaçlamış olsa da sonuçta diyet hayatlarının en önemli parçası haline gelmektedir


Ortoreksiya sorunu yaşayan bireyler zamanlarının büyük çoğunluğunu besinler hakkında düşünerek geçirirler ve sıklıkla tüm varlıklarını sağlıklı olduğunu düşündükleri besinleri satın alma, hazırlama ve tüketimini planlamaya adarlar. Onların yeme davranışları muhtemel tek davranış haline dönüşür ve yaşam tarzlarının ve başka bireylerin yeme davranışlarının üzerinde bir önem yükleyerek genelleştirirler


Yapılan araştırmalar sonucunda, Ortoreksiya görülen kişilerde obsesif-kompulsif ,yüksek anksiyete, dış çevreyi kontrol etme gereksinimi ve mükemmeliyetçilik gibi bazı davranışların görülebileceği belirtilmiştir



Sağlıklı beslenme takıntısı “Ortoreksiya”

21 Temmuz 2016 Perşembe

Aksaray Psikolojik Danışman - Aksaray Psikiyatrist

Dinamik Psikoloji olarak size ilk tavsiyemiz evlilik öncesi danışmanlığı, evlenme kararını veren insanların önceden evlilik provası yapmasıdır denilebilir. Evlenmeden önceki dönemler için “ gülüm ayları, gözlerin kör olduğu zamanlar” , gibi benzetmeler yapılır. Evlenmeden önce kurulan hayaller çoğu zaman olumlu ve güzeldir. Gelecekle ilgili planlamalar yapılır. Çocuk ya da çocuklarla ilgili detaylı planlar yapılır. Ancak evlilik hayatında yaşanması muhtemel sorunlar görmezden gelinir. Aksaray psikolog hizmetlerinde dinamik psikoloji tek firma olarak yer almaktadır.


Çiftler kendileri ve eş adayları hakkında olumsuzlukları görmeme eğilimi taşırlar. “Evlilikte keramet vardır” deyişinde olduğu gibi evlendikten sonra “samanlık seyran olur” inancı taşınır. Evlendikten sonra herşey yoluna girer şeklinde düşünülür. Bazı evliliklerde evlenmeden önce görülen bazı sorunlar, evlendikten sonra gerçekten ortadan kalkar. Ancak bu her evlilik için geçerli değildir. Tam tersine olumsuzluklar gittikçe artmaya başlar.


Evlilikte gerçekten keramet var mıdır? Tartışılır. Partnerini değiştirmeye çalışan çiftler hemen her zaman yanılırlar. İnsanın kişilik yapısı kolaylıkla değişmeyeceği mutlaka göz önüne alınmalıdır. “ Yedisinde neyse yetmişinde de odur “ atasözünde olduğu gibi insanın kolayca değişmesini beklemek, bunu ummak çoğu zaman büyük bir yanılgıdır. İnsanlar bazı detaylarda değişim gösterebilirler mutlaka, ama hiçbir profesyonel psikolojik yardım almadan bunu başarması zor olabilir.


Evlilik ve çift danışmanlığı, Flörtleşme dönemi çiftlerin bir birini tanıması ve anlaşması açısından çok önemli bir dönemdir. Henüz evlilik kararı verilmeden çiftlerin bir birini tanıma sürecini yaşadığı bu dönemde her şey konuşulmalıdır. Sevgilim beni kırmaz, o benim mutlu olmam için ne gerekiyorsa yapar, gibi inançlar yanılgıya açıktır. Çiftler bir birlerini kırmamak için birlikteliklerine dair detayları konuşmama eğilimi içine girerler. Sonraki yıllarda evlilikte kırılmaktansa flört döneminde açıkça konuşulmasında ona göre nişanlanma kararı verilmesi daha doğru olacaktır. Flörtleşme döneminde, nişanlılık döneminde veya evlilik kararı vermeden önce, evlilik danışmanlıksti ile görüşülebilir ve evlilik öncesi danışmanlığı alınabilir.


Flörtleşme döneminde mutlaka konuşulması gereken konular vardır. Nişanlılık dönemi ne kadar sürecek? Hangi şehirde ve semtte yaşanacak? Ailelerle ne sıklıkta, nasıl bir ilişki kurulacak? Eşler ne iş yapacak? Kaç çocuk isteniyor? Çocukların bakımı konusunda sorumluluklar neler olacak? gibi konular konuşulması gereken temel konulardandır. Evlilik öncesi danışmanlık almak bu aşamada önemli olabilmektedir. Aile danışmanlığı merkezlerindeki psikologlar ile bu durumu çift olarak psikolojik danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.


Aksaray psikolojik danışman olarak Nişanlanma döneminde çiftler bu konuşmayı devam ettirmeliler. Birtakım sorun alanları varsa, bunlar evlilik öncesi sorunlar olarak yaşanmalıdır. Sonuç olarak nişan dönemi çiftler için evlilikten önceki son kavşaktır. Evlilik kararını vermek sevimli, hoş ve olumlu bir karardır. Ancak evliliği bozmak zor bir karardır. Evlenmeden önce çiftlerin bir birlerini tanıması, gelecekte sürprizlerin çok daha az görüleceği anlamına gelebilir. En önemlisi de, karşınızdakini olduğu gibi kabul edebilecek misiniz? Sorusuna samimi cevaplar verebilmelisiniz.



Aksaray Psikolojik Danışman - Aksaray Psikiyatrist