21 Mart 2017 Salı

Sınav Kaygısı- Aksaray Psikolog- Aksaray Çocuk ve Ergen Psikoloğu

saat


Sınav kaygısı, öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine sebep olan yoğun kaygıdır. Çoğumuz sınavlardan önce ve sınav esnasında gerginlik ve heyecan hissederiz. Bu beklenilen bir duygudur. Sınav kaygısı da sınava hazırlanmamız için motive olmamızı, sınav sırasında sınavı başarmaya yönelik isteğimizin olmasını sağlar. Ancak aşırı yoğunlaştığı zaman öğrenilen bilgilerin sınav sırasında kullanılmasına engel olup, başarının düşmesine sebep olabilir Bu yüzden kaygıyı kontrol etmek, sınavda göstereceğimiz performansımız açısından önemlidir.


Sınav kaygısı ile baş etmek için yapılacaklar nelerdir?


Sınavdan bir- iki gün önce çalışmayı bırakın. Bedensel ve zihinsel olarak yorulmayacağınız, sizi mutlu edecek, rahatlatacak aktivitelerle ilgilenin. Sevdiğiniz kişilerle vakit geçirerek stres atın.


Çevrenizdeki insanlarla, arkadaşlarınızla, ailenizle sınavı ve sonuçlarını konuşmayın.


Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.


Sınavdan önce alkol veya doktor kontrolü olmadan herhangi bir ilaç kullanmayın.


Beslenmenize dikkat edin. Sınavdan bir-kaç gün önce karnınızı ağrıtacak, bağırsaklarınızı bozacak yiyecekler yememeye özen gösterin.


Sınavdan önceki gece ılık bir banyo yaparak uykuya dalın. Gevşemenize ve derin uyumanıza yardımcı olur. Ne kadar iyi dinlenmiş olursanız sınavda dikkatinizi toplama ve hata yapmama olasılığınız o kadar artar.


Sınav anında dikkatinizi sınav sonucuna değil sorulara vermeye çalışın. Kaygının nedenlerinden biride sınava değil sonuca odaklanmaktır.


Anne Babalar Sizin İçin;


Çocuğunuzun bireysel yeteneklerini ve farklılıklarını iyi tanıyıp, ondan yapabileceğinden fazlasını beklemeyin.


Çocuğunuzun zekâsını veya kişiliğini sınavlarla ölçme yanlışlığına düşmeyin.


Çocuklarınızı kendi beklentileriniz ve hırslarınız doğrultusunda zorlamayın. Çocuklarınızın herkesten farklı bir kişiliğe ve potansiyele sahip olduğunu unutmayın.


Çocuğunuzun yaptıklarını yetersiz görmek yerine; yapılanları takdir edip, yapılması gerekenleri ise yeni hedefler olarak belirleyin.


Olumsuz eleştirilerden ve etiketlemelerden kaçının.


Çocuğunuzun kaygılarını sizinle paylaşmasına fırsat tanıyın. Sizden neler beklediğini, ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun.


Çocuğunuza sınavın akademik bilgiyi ölçmek için yapıldığını, kazanmak kadar kaybetmenin de yaşamın doğal bir parçası olduğunu hatırlatın.


Ve en önemlisi çocuğunuzu her koşulda sevdiğinizi sözleriniz ve davranışlarınızla belli edin.  Çocuğunuz sizin için değerli ve önemlidir.


Unutmayalım ki, sınavlar geçicidir. Önemli olan çocuklarınızın ruh sağlığı ve sağlıklı aile ilişkileridir.


Sınav kaygınızın performansınızı etkilediğini düşünüyorsanız, Dinamik Psikolojik Danışmanlık Merkezine başvurabilirsiniz.


Bilgi ve Randevu İçin 0382 201 00 22



Sınav Kaygısı- Aksaray Psikolog- Aksaray Çocuk ve Ergen Psikoloğu

17 Mart 2017 Cuma

Çocuk-Ergen Psikoloğu -Aksaray Psikolog

erken_ergenlik_gelisimi_sendromuna_dikkat_b


Ergenlik her bireyin yaşamının önemli kısmını kapsayan bir süreçtir. Bununla birlikte, ergenlikte bireysel farklılıklar vardır. Bazı gençler ergenlik dönemine diğerlerinden çok daha hızlı bir şekilde girerler. Ergenlik döneminde fizyolojik, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik pek çok değişiklik ile karşılaşıldığından dolayı mücadele edilmesi gereken birçok zorluk da ortaya çıkar. Gencin bu zorluklarla uyum içinde ve başarılı bir şekilde başa çıkabilmesi için önemli değişim süreçlerini yaşaması gerekir. Genç, gelişimsel bir zorlukla başarılı bir şekilde başa çıkamadığında bunun olumsuz psikolojik, duygusal ve davranışsal sonuçlarıyla karşılaşma olasılığı vardır. İşte gencin bu başa çıkma mücadelesinde psikolojik danışma hizmeti faydalı olabilir ve psikolog gencin gelişimsel yolculuğu boyunca uyumlu bir şekilde ilerlemesi için yeni yollar bulmasında ona yardımcı olur. Gelişim ve değişimin yoğun olduğu bu süreçte, her gencin kendisine özel sorunlarının oluşması normal karşılansa da bu sorunların çözümünde kişisel ve gelişimsel özelliklerin göz önünde bulundurulması ve her ergene ayrı bir davranış sergilenmesi gerekmektedir.


Gençlerin; meslek seçimi, sınav kaygısı, davranış problemleri, bağımlılık, cinsel eğitim ve kişilik gelişimi gibi durumlarında DİNAMİK Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak psikolojik danışmanlık hizmeti vererek gençleri geleceğe hazırlamayı amaçlıyoruz.


Ergen Danışmanlığı’na yönelik hizmetlerimiz;


  • Depresyon, Sosyal Fobi, Kaygı Bozuklukları

  • Uyum- Davranış Bozuklukları

  • Öfke ve Saldırganlık Problemleri

  • Okul Başarısızlığı

  • Arkadaş İlişkileri/İletişim- Aile İlişkileri/İletişim

  • Takıntılar

  • Cinsel Yönelim Sorunları

  • Sınav Kaygısı

  • Bağımlılık

  • Uyku Sorunları

Bilgi ve Randevu İçin; 0382 201 00 22 



Çocuk-Ergen Psikoloğu -Aksaray Psikolog

14 Mart 2017 Salı

Çocuklarda Tırnak Yeme Alışkanlığı!

1459331741346


Tırnak yiyen çocuğun bu davranışının ardında güvensizlik duygusunun olduğu düşünülmelidir. Aşırı baskı görerek büyüyen ve öz güven sorunu yaşayan çocuklarda sıklıkla görülür. Aynı şekilde sürekli eleştirilen, ilgisiz ve sevgisiz bir ortamda büyüyen çocuk, yaşadığı gerginliği tırnak yiyerek ortaya koyar. Çocuğu tedirgin eden herhangi bir olay veya çevrede onun için hoşnutsuzluk yaratacak herhangi bir durum bu davranışı göstermesine yol açar. Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri, ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur.


Alınabilecek Önlemler


●Çocuğu bu davranışından vazgeçirmeden önce davranışın kaynağının tespit edilebilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu davranışı yaparken çocuğu sürekli uyarmak yerine bu davranışı görmezden gelmemiz gerekir.


●Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerden kaçınılmalıdır. Hatta kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir. Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir.


●Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır. Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir. Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir.


●Sinema, televizyon izlerken, kitap okurken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek, tırnak yemenin ve ısırmanın yerine gelecek bir etkinlik olabilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Bunun içinde çocuğa manikür ve pedikür malzemeleri alınabilir.


●Eğer tırnak yeme davranışı 4 yaşından sonra da devam ediyorsa ve bu yaptıklarınız işe yaramıyor, çocuğunuz hala kaygı içerisinde bu davranışa devam ediyorsa, Dinamik Psikolojik Danışmanlık Merkezine ulaşarak profesyonel destek almanız daha sağlıklı olacaktır. İletişim (0382)2010022


 



Çocuklarda Tırnak Yeme Alışkanlığı!

4 Mart 2017 Cumartesi

Çocuklara sorumluluk duygusu nasıl kazandırılır?

Her anne-baba çocuğunun sorumluluk sahibi olmasını ister.  Çocuğumuza sorumluluk bilincini aşılamak ve bu becerinin gelişimini sağlamak için sorumluluk alabileceği bir ortamda yetişmesi gerekir ve bu süreçte anlayışlı, sabırlı olmak gerekir. Çünkü sorumluluk bilinci erken çocukluk döneminden başlayarak; bireyin yaşına, cinsiyetine, gelişim düzeyine, kişisel özelliklerine göre değişen ve aşamalı olarak gelişen bir beceridir.


İki yaşından itibaren dökerek dahi olsa yemeğini kendisinin yemesine fırsat tanımak, oyuncaklarını toplamasını beklemek, odasını, dolabını, çalışma masasını düzenli tutmak, dersleriyle ilgili sorumluluklarını almak gibi konularda çocuğa görevler verilerek, çocuğun sorumluluk bilinci kazanması sağlanabilir.


Bazı ebeveynler, çocuklarının yapabileceği ya da yapması gereken işleri, çocuklarının yapamayacaklarını düşündükleri için çocukları adına yapmaktadırlar. Ebeveynin bu davranışı, çocuğu iş yapmaktan alıkoyarak, çocukta sorumluluk duygusunun gelişmesini engellemektedir. Sorumluluk duygusu gelişmeyen çocuğun ise, özgüveni bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Bunun sonucunda kendine yetemeyen ve bağımlı birer birey olacaklardır. Sorumluluk verilen çocuk, görevini kusursuz olarak yerine getirmese de gösterdiği çaba desteklenmelidir. Çabasının desteklendiğini gören çocuk, kendisini daha yeterli görmeye başlayarak, yeni sorumluluklar alma cesaretini gösterecektir.


Anne-Babalara Öneriler


Küçük yaşlardan itibaren, çocuğun yaşına göre sorumluluklar vererek sosyal hayata uyumunu sağlayın.


Çocuğunuza neleri yapabildiğini göstermesi için fırsat tanıyın. Çocuğunuzun gösterdiği çabaya saygı duyun. Onu görev ve sorumluluklarıyla baş başa bırakın.


Çocuğunuz ile ilgili görevlerde aitlik hissi kazandırın( kendi oyuncakları, kendi masası, kendi tabağı gibi). Kendisine ait şeylerin sorumluluğunu daha kolay alacaktır.


Çocuğunuza model olun. Eğer ebeveynler günlük hayatlarında sorumluluklarını yerine getiriyorsa, çocuklarda kendi sorumluluklarını yerine getirecektir.


Çocuğunuza sorumluluklarını yerine getirmediği zamanlarda ceza uygulamak yerine, gösterilen başarıyı ve harcanan çabayı takdir edin. Takdir edilmek, özgüven duygusunun ve sorumluluk bilincinin gelişmesini sağlayacaktır.


Aksaray Dinamik Psikolojik Danışmanlık Merkezi


Klinik Psikolog Hicran Akçay


İletişim; 03822010022


 



Çocuklara sorumluluk duygusu nasıl kazandırılır?