19 Nisan 2017 Çarşamba

Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri -Aksaray Çocuk ve Ergen Psikoloğu

indir


Boşanma, sadece eşler arasında yaşanan bir süreç değildir. Boşanan çoğu çiftin çocukları vardır. Bu nedenle boşanma çocuk açısından da oldukça önemli bir süreçtir. Boşanma, çocuğu ciddi bir şekilde etkileyebilecek bir dizi değişikliği beraberinde getirmektedir.


Çocuklarda, ana ve baba ayrılığına bağlı olarak ortaya çıkan ruhsal belirtiler çok çeşitlidir. Huysuzluk, suçluluk, tedirginlik, uyku problemleri, kaygı, yalan söyleme, okul başarısında düşüş, öfke nöbetleri, tırnak yeme ve saldırgan davranışlar en sık gözlenen belirtilerdir.


Uyumsuzluk belirtileri, çocuğun yaşına, boşanmadan önceki örselenmesine ve boşanma sonrası dönemde, ana ve babayla ilişkilerinin niteliğine göre değişir. Bu bakımdan boşanma, çocukta ruhsal dengesizlik yaratan tek neden olarak görülmemelidir.


Anne-babası ayrılan-boşanan çocukların böyle tepkiler göstermesi doğaldır. Ancak, anne-babanın burada dikkat etmesi gereken nokta, bu tepkilerin geçici ya da kalıcı olmasıdır. Çocuk, “ayrılığı inkâr” döneminden sonra, anne-babasının ayrılığına ve yaşamına uyum sağlamaya başlar. Ama bazı çocuklar, bu uyumda zorlanırlar.


Ve bazen kalıcı uyum ve davranış bozukluklarına sahip olurlar. Bu nedenle, anne-babaların böyle üzücü sonuçları yaşamamaları ve çocuklarına yaşatmamaları için, özen göstermeleri gereken konular vardır.


Anne- Babalara Düşen Görevler


•Her şeyden önce, anne-baba olarak, çocuğunuzun yaşına göre anlayabileceği bir dille, aldığınız bu kararı ve boşanmanın ne demek olduğunu, çocuğunuza anlatın. Bunu sadece anne ya da baba olarak değil, birlikte yapın.


•Çocuğunuza, boşanma olayından dolayı, kendisinin suçlu olmadığını anlatın. Çünkü çocuklar, anne-babalarının boşanmalarından kendilerini sorumlu tutarlar.


•Çocuğunuza, boşanma olayından dolayı, anne ya da babasını kaybetmeyeceğini anlatın ve buna inanmasını sağlayın.


•Çocuğunuzu, boşanma ile ilgili çatışmalarınızdan uzak tutun. Kavgalarınızın dışında bırakın.


•Çocuklarınızı, eşinizle barışma aracı olarak asla görmeyin ve çocuğunuzu bu amaçlar için kullanmayın.


•Eşinize duyduğunuz kişisel öfkenizden dolayı, çocuğunuzu eşinize göstermemezlik yapmayın. Unutmayın, boşanan sizlersiniz, çocuğunuz değil.


•Eşinizi çocuğunuza kötülemeyin ve taraf tutma durumunda bırakmayın.


•Çocuğunuzu, eşinize karşı bir dedektif gibi kullanmayın. Öğrenmek istediklerinizi kendiniz öğrenin ya da bu meraktan vazgeçin.


•Evliliğinizi bitirmek, ayrılmak, boşanma kararı almak ve boşanmak, sizin sorununuzdur. Çocuğunuzun, bu sorunda rolü ve yeri yoktur.


•Çocuğunuzu, kendi maddi güvenceniz için kullanmayın. Çocuğunuz, maddi çıkarlarınız için kullanacağınız bir pazarlık konusu değildir.


•Çocuğunuzu, anne-babasından birini tercih etme durumunda bırakmayın. Boşanmak isteyen sizlersiniz, o değil. O hiçbir zaman, sizi bir diğerinize değişmek istemeyecektir. 


Unutulmamalıdır ki, her boşanma süreci kuşkusuz ki çocukları etkilese de  çoğunlukla olayın kendisinden çok oluş şekli ,süreç içinde yaşananlar bu etkinin düzeyini ve yönünü belirlemektedir. Her çocuğun birbirinden farklı duygu dünyası ve başa çıkma yöntemleri olduğu düşünüldüğünde  bu krizi nasıl yöneteceği konusunda kuşkular yaşayan anne babaların yukarıda verilen bilgiler dışında da, profesyonel yardım alması hem çocuğun hem de eşlerin ruhsal bütünlüğünü korumak için oldukça işlevsel olacaktır. 


Kaynakça; ÖZ, İlkim. (1997). Çocuk ve Aile. Ankara: Kök Yayıncılık


Uzman Psikolog Hicran Akçay 


Aksaray Dinamik Psikolojik Danışmanlık Merkezi


Bilgi ve Randevu İçin; 0382 201 00 22



Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri -Aksaray Çocuk ve Ergen Psikoloğu

4 Nisan 2017 Salı

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi- Aksaray Çocuk Psikoloğu - Aksaray Psikolog

images tuvalet eğitimi


Tuvalet eğitimi, çocuğun sosyal gelişiminde önemli bir basamaktır. Çocuk ilk ciddi eğitimini tuvalet eğitimi olarak alır. Ve hemen hemen bedeninin bütün işlevleri işin içindedir. Bu süreçte dikkatini toplamak, vücudundan gelen sinyalleri önce anlamlandırmak sonra değerlendirmek, bu sinyallere göre tepki vermek ve ebeveynlerden yardım istemek gibi çok karmaşık olan işlemler zincirini öğrenmektedir. Hem zihinsel hem de bedensel olarak bir kontrol sağlama mekanizmasını oturtmaya çalışmak göründüğü kadar kolay olmayabilir.


Ebeveynler tuvalet eğitimine başlamadan önce çocuğun buna hazır olduğunu gösteren işaretleri değerlendirmelidir. Çocuğunuz yürüyorsa, verdiğiniz bazı komutları yerine getirebiliyorsa, isteklerini konuşarak anlatabiliyorsa, gün içinde 2-3 saat kuru kalabiliyorsa, altı ıslandığında rahatsızlığını ifade edebilecek hale gelmişse, 5-10 dakika tuvalette oturmaya razıysa tuvalet eğitimine hazır olduğunu düşünebiliriz. Tuvalet eğitimi vermek için en uygun dönem 24-36 aylar arasıdır. Ancak çocuk bahsettiğimiz becerilere sahip değilse, son dönemde bakıcı değişimi, kardeş doğumu, taşınma, ölüm gibi hayatını ciddi anlamda etkileyecek değişiklikler söz konusu olmuşsa, kabızlık sorunu yaşıyorsa, tuvalet eğitimini verecek olan kişinin ruhsal sıkıntılarının olduğu ve çok yoğun çalıştığı bir dönemse çocuğun yaşı uygun olmasına karşın tuvalet eğitiminin ertelenmesi gerekebilir. Tuvalet eğitimine çocuğun hazır olmadığı bir dönemde başlamak ve bu konuda baskı uygulamak çocuğun başarısızlığa uğrama olasılığını artırabilir.


Çocukların tuvalet eğitimi için tüyolar!


●Çocuğunuzu eğitime hazırlayın. Kendisinin iç çamaşırı kullanmak için yeterince büyüdüğünü belirtin, hatta ilgisini çekebilecek bir iç çamaşırını birlikte seçin.


●Çocuğa tuvaleti nasıl kullanması gerektiğini gösterin. Cinsiyetine uygun rol model seçimi önemlidir. Babanın oğluna, annenin kızına yardımcı olması, daha rahat bir ortam sağlayacağından çocuğun güven kazanmasına yardımcı olun.


●Çocuğun günde bir kez giyinik olarak oturağa oturmasını sağlayın.


●Çocuk tuvaletini yaptığında kakasından ve çişinden nefret etmesine neden olabilecek (çok pis koktu vb.) sözler söylemeyin.


●Bu dönemde çocuğa bol, kolay çıkarabileceği giysiler giydirin.


●Tuvalet eğitimini kardeş doğumu, okula başlama ya da taşınma gibi durumlarla aynı zamana getirmemeye özen gösterin.


●Çocuk lazımlıkta otururken çocuğu yalnız bırakmamak çocuğun hoşuna giden masallar anlatıp, kitap okuyarak çocuğun kaygılarını azaltın.


●Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde ara sıra altına kaçırabilir. Kaslarını kullanmayı öğrenirken kaçırmalar olağandır ve biraz zaman alabilir. Bu durumda çocuğa kızmayın, onu ayıplamayın ve cezalandırmaktan kaçının.


Çocuklar için gündüz tuvaletini kontrol edebilmek, gece kontrol edebilmekten daha kolaydır. Tuvalet eğitiminin tamamlanma süresi çocuktan çocuğa değişiklik gösterir. Eğer çocuğunuz 4 yaşında ve bedensel, duygusal, sosyal gelişimi normal olmasına rağmen alt ıslatma davranışı devam ediyorsa, alt ıslatma davranışını önemseyin. Gerekli önlemler alınmazsa okul başarısızlığı, içe kapanıklık, öz güven eksikliği, kaygı gibi sorunlara neden olabilir. Alt ıslatma davranışı her zaman psikolojik olmayabilir, fizyolojik bir sorun olup olmadığı mutlaka tespit edilmelidir. 


Dinamik Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim  Merkezi /Aksaray


İletişim 0382 201 00 22


 



Çocuklarda Tuvalet Eğitimi- Aksaray Çocuk Psikoloğu - Aksaray Psikolog